Son haberler

Bahar yorgunluğunu hafife almayın


Baharın gelmesiyle birlikte daha aktif ve enerjik olmayı beklerken, kendimizi daha yorgun ve bitkin hissedebiliyoruz. Bahar aylarında genelde sıkça karşılaşılan bir durum olan ve “bahar yorgunluğu” olarak nitelendirilen bu hissin, baharda havaların ısınmasıyla birlikte artan elektrik yükü ve vücut metabolizmasında gerçekleşen değişimlerden kaynaklandığı düşünülüyor.


Acıbadem Mobil Sağlık’tan Dr. Seher Gökçe Bozkurt bahar yorgunluğunun kişiler üzerinde yarattığı etkilere dair açıklamalarda bulundu.

Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte kendini gösteren bahar yorgunluğu, yoğun tempo içinde kişileri zorlayan belirtiler gösterir. Acıbadem Mobil Sağlık’tan Dr. Seher Gökçe Bozkurt, bahar yorgunluğunun nedenleri ve yol açtığı sonuçlarla ilgili açıklamalarda bulundu: “Baharda havaların ısınması ile birlikte daha aktif ve enerjik olmayı beklerken, bazılarımız kendimizi daha yorgun ve bitkin hissederiz. Bahar aylarında genelde sıkça karşılaşılan bir durum olan ve ‘bahar yorgunluğu’ olarak nitelendirilen bu durumun havaların ısınmasıyla birlikte artan elektrik yükü ve vücut metabolizmasında gerçekleşen değişimlerden kaynaklandığı düşünülüyor. Büyük şehirlerin yoğun temposu, hava kirliliği, sanayi kirliliği, trafik sorunları, küresel ısınmanın yol açtığı mevsim kaymaları, bahara geçiş döneminde sürekli değişen hava koşulları, ısı ve nem dengelerinin değişmeleri, aydınlık ve karanlıkta geçen saatlerdeki farklılıklar gibi pek çok neden, bahar şikayetlerinin artmasına neden oluyor.”

Bahar yorgunluğunu bazen kendimiz yaratırız
“Bahar yorgunluğunun nedenleri arasında çevre koşullarının yarattığı etkilerin yanı sıra, kişilerin kendi yarattığı ve dolayısıyla değiştirebileceği daha birçok sebep mevcuttur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken diyet yapmak amacıyla yanlış beslenme, kaybedilen vitamin ve minerallerin yerine konmaması, hareketsiz yaşam biçimi, aşırı kafein, sigara, alkol ve madde kullanımı gibi etkenler ve kişilerin mevcut hastalıkları da yorgunluğu artırabildiği gibi, sadece bahar yorgunluğu da mevcut sağlık sorunlarının şiddetlenmesine neden olabiliyor.

Bahar yorgunluğu yaşayan kişilerin bu durumu iş hayatını da olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle stres altında ve yoğun çalışanlarda bu yorgunluk daha fazla görülüyor.

Her yorgunluğun suçlusu bahar olmayabilir
Ancak bahar mevsiminde her yorgunluğun ‘bahar yorgunluğu’ olarak düşünülmesi de doğru değildir. Bahar yorgunluğu, genellikle birkaç haftayı geçmeyen kısa süreli, geçici ve hafif bir yorgunluk halidir. Eğer yorgunluk uzun sürüyorsa, hatta yatak istirahatiyle bile geçmiyorsa kronik bir yorgunluk hastalığı olabiliyor. Bahar mevsimi ile birlikte ortaya çıkan yorgunlukların arkasında bazen depresyon, kansızlık, tiroid problemleri, enfeksiyon hastalığı ya da kanser gibi önemli bir bedensel veya ruhsal sorunların olabileceği de unutulmamalı. Bu nedenle eğer ciddi, uzun süreli, tekrarlayıcı veya ilerleyici bir yorgunluk ve bitkinlik sorunu yaşanıyorsa, nedeninin saptanması ve çözümü için doktora başvurulması gerekiyor.”

“Yarattığı etkilere bakınca bahar yorgunluğunu hafife almamak gerekiyor. Genel bir yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı, güçsüzlük, isteksizlik hali ve sürekli uyku isteği en sık görülen belirtileri oluşturuyor. Ayrıca eklem ve kas ağrıları, vücutta karıncalanma, baş ağrısı, çarpıntı, mide ve bağırsak problemleri, konsantrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması, uyku bozuklukları, psikolojik sorunlar ve daha önceden var olan hastalıklardan kaynaklanan şikayetlerde artış yaşanabiliyor. Yarattığı bu rahatsızlıklar nedeniyle bazı kişiler için bahara uyum süreci zor geçebiliyor ve iş yaşamından aile yaşamına kadar insan hayatını her yönüyle etkileyerek kişinin hayat kalitesinin düşmesine sebep olabiliyor.”

Yorgunluğu atın, baharı yaşayın!
“Hayat tarzında yapılacak ufak değişiklikler ile güneşli bahar günlerinin beraberinde getirdiği yorgunluk hissini azaltmak mümkün olabilir.
• Bahar yorgunluğu yaşayan kişilerde, durumu tetikleyen hastalıklar tespit edilirse onlara yönelik tedavi uygulanmalı.
• Baharla gelen değişimlere metabolizmanın uyumu için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerekiyor. Sık sık ve az az yemek, günde 3 ana, 3 ara öğün olacak şekilde yemeye özen göstermek, öğün atlamamak, özellikle günün en önemli öğünü olan kahvaltı, besin çeşitliliği ve tek tip beslenmekten kaçınmak, bahar yorgunluğu ile baş etmek için oldukça önemli.
• Vücut direncinin artması için sebze ve meyve tüketiminin arttırılması, özellikle glisemik indeksi düşük, lif ve posa miktarı yüksek, antioksidan özelliği olan ve C vitamininden zengin meyvelerin ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketiminin artırılması gerekiyor.
• Beyaz undan yapılmış besinler yerine tam buğday, çavdar, kepek gibi besinleri tercih etmek; hamur işlerinden uzak durmak, patates, mısır cipsi yerine ceviz, badem ve fındık tüketmek, çikolata, pasta ve dondurma yerine kuru veya taze meyveleri tercih etmek gerekiyor.
• Sindirim sistemini desteklemek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kefir ve prebiyotik yoğurtları tüketmek faydalı oluyor.
• Havaların ısınması ile birlikte vücudun artan su ihtiyacını karşılamak ve dolaşım sistemini daha düzenli hale getirmek için susamayı beklemeden günde en az 2,5-3,0 lt su içmek alışkanlık haline getirilmeli.
• Sigara, alkol gibi bağımlılık yapan maddeler ve kafein tüketimi sınırlanmalı. Yorgunluğu giderir ve rahatlatır düşüncesiyle alkole başvurmak problemlerin daha da artmasına neden oluyor. Kahve, çay, asitli içecekler gibi kafeinli içecekler yerine bitki çaylarını tercih etmek rahatlatıcı etki yapabiliyor.
• Bahar mevsiminde hava koşullarının iyileşmesi ile birlikte fiziksel aktivite yapma imkanı artıyor, bahar yorgunluğunu geçirmek için bu imkanı kullanmak gerekiyor. Özellikle açık havada yapılan 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş veya yüzme, yorgunluğa karşı koruyor. Fiziksel aktiviteye vakit ayıramayanların en azından yürüyerek gidebileceği yerlere arabasız gitmeleri, gidecekleri yere bir durak önce inerek yürümeleri ve asansör yerine merdivenleri tercih etmeleri gibi küçük aktiviteler de etkili olabiliyor.
• Uyku düzensizlikleri yorgunluğu daha da artıracağından uyku düzenine dikkat etmek, her zamanki saatte yatıp uyanmaya özen göstermek ve günde 6-8 saat uyumaya çalışmak önemlidir. Ayrıca kaliteli bir uyku için stresin azaltılması, akşamları yatmadan önce rahatlatıcı bir kitap okumak, akşam yatmadan önce ve sabah kalkınca yatak odasını havalandırmak da etkili olabiliyor.
• Ayrıca bol bol güneşlenmek, mevsime uygun giysiler tercih etmek, sabahları ılık bir duş almak, arkadaşlarla vakit geçirmek, strese neden olan faktörlerden uzak durmak, iyimser ve olumlu düşünmek ve yoğun bir tempo ile çalışanların masalarında bile uygulayabilecekleri gevşeme egzersizlerini yapmak yorgunluğun giderilmesinde basit ama etkili ve kolay uygulanabilir diğer yöntemlerdir.”

Önizleme

Hiç yorum yok

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe