Son haberler

Güneş ülkesiyiz ama D vitaminimiz eksik



Yetersiz D Vitamini kanseri tetikliyor. D vitamin sentezi için güneşin dik geldiği saatlerde vücudun en az yüzde yirmisini, beş ila on beş dakika güneşlendirmek gerekiyor.

Dünyada ortalama yedide bir oranında görülen D vitamini eksikliği, ülkemizde her üç kişiden ikisinde görülüyor. Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Oğuz Özyaral, D vitamini eksikliğinin en temel sebebinin güneşten doğru ve yeterince faydalanamamamız olduğunu söyledi. Gittikçe daha yüksek faktörlü güneşten koruyucu ürünler kullanıldığını söyleyen Özyaral, bunun da D vitamini sentezini olumsuz etkilediğini ifade ederken “Güneşlenme şeklimizin değişmesi gerekiyor.

Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar, kabul edilen pek çok bilgiyi gözden geçirmemizi zorunlu kılıyor. Sadece avuç içimizi ya da yüzümüzü güneşlendirmek D vitamini sentezine yetmiyor, vücudumuzun en az yüzde yirmisinin hafif pembe renk alana kadar güneşlenmesi gerekir. Güneş altında saatlerce kalınmasını elbette önermiyoruz, ancak güneşten korkup kaçtıkça D vitamini sentezi gerçekleşemiyor. Bu da kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa zemin hazırlıyor.” dedi.

D vitamini ancak güneşin dik geldiği saatlerde sentezlenir...
Doç. Dr. Oğuz Özyaral, “Güneş ışınlarıyla %90 oranında sentezlenen D vitamini günümüzde aydınlatılan işlevleri ve davranış şekliyle bir hormon olarakta tanımlanmakta. Vücudumuz güneş ışığına dik olarak maruz kaldığında derinin tabakalarında D vitamini üretimi başlar. D vitamini temel olarak vücudumuzda kalsiyum emilimine yardımcı olur, böylelikle kas ve kemik kütlesinin artması sağlar. Dört mevsim her gün özellikle güneş ışınlarının dik geldiği, 11:00 -15:00 saatleri arasında on beş dakika kadar yüz, eller, kollar, bacaklar ve mümkünse sırtımızı hafif pembeleşecek şekilde güneşlendirmek gerekir.

Tatilde, deniz kenarında güneşlenirken cilt tipinize göre ilk 5 ila 15 dakika hiç bir koruyucu ürün kullanmadan güneşlenin, bırakın D vitamini sentezi gerçekleşsin. Sonra kontrollü olarak ve koruyucu ürünler kullanarak güneşlenmeye devam ederken, süreye dikkat edin. Saatlerce güneşe maruz kalmayın cilt kanserini tetiklemeyin.” dedi.

Esmerlerde D vitamini eksikliği daha çok görülüyor...
“D vitamini sentezi, cildimize renk veren bir pigment olan melaninin yoğunluğu ile doğrudan ilgilidir. Deri altındaki melanin miktarı arttıkça yani cildin rengi koyulaştıkça D vitamini sentezini engellenir. Bu durumda vücutta D vitamini sentezlenmesi için güneş ışınlarına dik olarak maruziyet gerekir” diyen Özyaral “Beyaz tenli kişi için bu süre ortalama beş dakika iken buğday tenliler için onbeş dakika, esmer tenliler için yirmi dakika kadardır. Bu yüzden koyu tenli esmer insanlarda D vitamini eksikliği daha çok görülür.” şeklinde konuştu.

Makyaj malzemeleri ve yüksek faktörlü güneş koruyucu ürünlere dikkat edin...
Cam arkasından güneşlenmek D vitamini eksikliğini gideremiyor. Özellikle koyu renkli kıyafetlerle dış mekânlarda yürürken maruz kalınan güneş ışınları da D vitamini ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Kapalı ve güneş ışınlarının giremediği ofis ortamlarında çalışanlar ile aşırı ve sürekli makyaj malzemesi ve güneş koruyucu kullananlar D vitamini açlığı riskiyle karşı karşıya. Doç. Dr. Oğuz Özyaral “Makyaj malzemeleri ve güneş koruyucu kremler, D vitamini sentezlenmesine izin vermeyen bir bariyer oluşturur. D vitamini sentezi için güneşlenirken bu ürünlerin hiç birinin kullanılmaması gerekir” dedi.

Bebekleri kundaklamayın...
“Bebeklerde yapılan en büyük yanlış sürekli kundaklanmalarıdır.” diyen Özyaral, bebeklerin özellikle Mayıs-Ekim ayları arasında sabah saatlerinden 11:00 civarında kol ve bacaklar serbest kundaksız 10 dakika kadar güneşlenmeleri sağlanmalıdır” diye konuştu.

D vitaminin mutlulukla ilgisi var...
Doç. Dr. Oğuz Özyaral D vitamini eksikliği yaşayan insanların, sinirli ve hırçın olabileceğini söylerken D vitamini seviyesi arttıkça mutluluk hormonu olan seratonin salgısının arttığını, bağışıklık sistemini güçlendiğini söyledi. ‘D vitamini diyabet ve kansere karşı koruyucu bir faktördür. Eksikliği halinde kalp hastalıkları, alerjik hastalıklar, metabolizma hastalıkları ve kanser gibi birçok hastalık tetiklenebilir.

Yetişkinlerde osteoporoz, çocuklarda ise raşitizme yol açabilir. Bilindiği üzere balık yağı, süt ve süt ürünleri, morina balığı yağı, sardalye, uskumru, somon, ton balığı, yumurta sarısı, tereyağı, yulaf ezmesi gibi besinlerin düzenli tüketilmesi halinde D vitamini ihtiyacının yüzde onluk bir kısmını sağlayabilir. Bu durumda beslenme yoluyla ihtiyacımız olan D vitaminin karşılanamayacağı aşikârdır. Yaz ayları boyunca depolanmış olan D vitamini ise çok kısa sürede tüketilir. Bu nedenle kış aylarında da güneşlenmek gerekir. Gerekli hallerde D vitamini ihtiyacı için hekim kontrolünde kapsül ya da damla şeklinde kullanılan ampul tipi preparatlar kullanılabilir.”

Önizleme

Hiç yorum yok

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe