Son haberler

Reflüde diyet ilaçlardan daha etkili


Yaygın bir hastalık olan reflüde diyetin en önemli tedavi yöntemi olduğunu kaydeden Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Op.Dr. Murat Üstün, konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Reflü hastalığı dünya genelinde ve Türkiye’de en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden biri olarak biliniyor. ABD’de reflü tedavisi için kullanılan ve mide asidini azaltan ilaçlara harcanan para yılda 13 milyar doları buluyor. Ancak yeni araştırmalar, bu önemli sindirim sistemi hastalığının birçok formunun tedavisi için ilaçlara ihtiyaç olmadığını ortaya koyuyor.

Reflünün laparoskopik ve endoskopik tedavisi konusunda uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Murat Üstün, sebze meyveden zengin, baklagil ve kuruyemiş içeren Akdeniz diyetinin birçok hastada reflü tedavisinde ilaçlar kadar etkili olduğunu vurguluyor.

Reflü belirtileri
Murat Üstün, reflü hastalığı hakkında şunları belirtiyor: “Reflünün kabaca iki formu var. Biri gastroözofageal reflü hastalığı olarak bildiğimiz, mide asidinin yemek borusu ve boğaza ulaşmasıyla ilişkili olan türü. Bu formda göğüs ağrısı, yanma, gaz çıkarma ve hazımsızlık gibi belirtiler önde geliyor. Diğer formda ise daha çok gırtlağın üst kısmı, yutak, ağzın arka kısmı ve ses telleri etkileniyor.

Bu ikinci tarza laringofaringeal reflü deniyor. Pepsin adı verilen sindirim enziminin yemek borusunun üst kısımlarına erişmesi ve buralardaki hassas dokuyu zedelemesiyle seyrediyor. Bu hasar, sürekli boğaz temizleme, boğazda takılma hissi, ses kısıklığı ve yutkunma güçlüğü şeklinde belirti veriyor.”

En iyi ilaç diyet
Reflü ile ilgili yapılan yeni bilimsel çalışmalar hakkında bilgi veren Murat Üstün, diyetin faydasının belirlendiğini ifade ederek şu bilgileri veriyor: “JAMA Otolaryngology dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, iki gruba ayrılan gırtlak reflüsü hastalarının 85’i PPI denilen mide ilaçlarıyla, 99’u ise sadece Akdeniz diyeti ve alkali su içimi ile takip edildi. Her iki grubun da çay, kahve, çikolata, soda, yağlı ve acı gıdalar, alkol gibi reflü tetikleyicilerinden kaçınması sağlandı. 6 hafta sonra diyetini değiştiren hastaların reflü belirtileri açısından, ilaç kullanan grupla benzer oranda düzelme gösterdiği izlendi. Hatta diyet grubu hafifçe daha yüksek oranda iyileşmişti.

Bu bulgular, sadece bitki ağırlıklı, sağlıklı bir diyet ve alkali su alımının hastaların büyük bölümünde ilaca gerek kalmadan iyileşme sağlanabileceğini gösteriyor. Alkali su mide asidini nötralize ederken, bitki ağırlıklı proteinler ise pepsin üretimini azaltıyor. PPI grubu mide ilaçları nispeten güvenli olmakla birlikte, kalp krizi, inme ve erken ölüm riskinde artma gibi uzun dönem yan etkilere sahipler.”


Op. Dr. Murat Üstün –Op. Dr. Murat Üstün, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gördü.
1996 yılında Genel Cerrahi Uzmanı oldu. Laparoskopik gastrik plikasyon (mide katlama), endoskopik gastrik plikasyon (Apollo), laparoskopik single anastomosis duodenoileostomi (SADI-S) ve laparoskopik gastrik loop bipartitisyon gibi ameliyatların ülkemizdeki ilk uygulayıcısıdır. Obezite ve metabolizma cerrahisi dışında en önemli mesleki ilgi alanı endoskopik tedavi yöntemleridir. Endoskopik reflü tedavisinde Esophyx yönteminin ülkemizdeki ilk uygulayıcısıdır. Yanısıra MUSE, GERD-X ve Stretta gibi endoskopik reflü tedavi yöntemlerini de uygulamaktadır. İleri teknolojinin cerrahide mükemmeliyete büyük katkısı olacağına inanan Üstün, yine I-drive bataryalı staplerin tüp mide ameliyatında ilk kez kullanımı, V-Loc sütürün obezite cerrahisinde ilk kullanımı, Storz Spies laparoskopi sistemi ile ilk tüp mide ameliyatı, ilk üç boyutlu laparoskopik tüp mide ameliyatı gibi teknolojik ilkleri de gerçekleştirmiştir. Op.Dr.Murat Üstün, Obezite ve Obezite Cerrahisi konusundaki çalışmalarına kısmen Londra, kısmen İstanbul’da devam etmektedir.

Önizleme

Hiç yorum yok

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe