Son haberler

Karne zamanı geldi çattı!


Karne zamanı yaklaşırken, ailelerin sevgi ile başarı arasında ölçüt kurması çocuğu ve genci olumsuz etkilemektedir. Pek çok öğrenci iki puan için takdir ya da teşekkür alamadığında şu andaki başarısını ‘değersiz’ bulmaktadır. 

 Geçmiş yıllarda okulun son gününe kadar öğrenci, karne notlarını bilmemekteydi. Bu beklenti ile ‘karne heyecanı’ diye bir kavram vardı. Şimdi öğrenci, notlarını sınavlardan sonra bilmekte ve hemen çeşitli programlarla ortalamasını hesaplamaktadır. Bu durum ev ortamında karne zamanından öncesine dayanan bir gerginliği de beraberinde getirmektedir. Belge alamamış öğrenci bile iki puan daha alıp o belgeye kavuşmak için öğretmenlerine yalvarma yoluna gitmektedirler. Çünkü; bir belge almayı çok isteyen öğrenci, amacına ulaşamazsa ailesini onore edemeyeceğini düşünmektedir. Bu bağlamda, iki puan eksik de olsa gerçekleştirdiği başarı değerini bulamamaktadır.

Karne notlarını evine nasıl götüreceğini, ailesinin abartılı şekilde tepki vereceğini düşünen öğrenci değersizlik duygularıyla da baş etmeye çalışmaktadır. Bu noktada ailenin başarı kavramına bir tanım getirmiş olması önemlidir.

“Bir belge sahibi olmak mı?
Notların geçer durumda olması mı?

Yoksa; ne istediğini bilen, kendi öz benliği doğrultusunda oluşturduğu hedeflerine ulaşmak için çabalayan, süreç içerisinde tökezlediği durumlar olsa da hatalarının kendisi farkına varan ve düzeltmek için çözüm yollarını da kendisi bulan bir insan olması mıdır başarı?”

Öğrencinin kaydettiği ilerlemenin de görülmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca komşunun oğlu, dayının kızı gibi çevresindeki yaşıtları ile kıyaslamak oldukça yanlıştır. Kıyaslanan birey, hem kıyaslamayı yapana hem de kıyaslandığı kişiye karşı hoş duygular beslemez. Kimi öğrenci buna karşı öfke duyar ve ‘Zaten o kadar başarılı olamam’ diyerek pes eder. -Farklı yollarla- kendini ifade yolu arar. Kimi öğrenci de başarı kaygısı nedeniyle stres eşiği düşük bireyler olarak yetişir. Bu da ruh sağlığını tehdit eden bir unsurdur.

Aileler ne yapmalı peki? Öncelikle bu notların kime ait olduğunu belirlemeliler. Ailenin mi, çocuğun mu? Bunu ayırt etmeliler. Dönem boyunca ‘ödevimiz var, okuma çalışmamız var, faaliyetimiz var’ gibi cümle kalıpları kullanan bir ebeveyn, karne de kendisininmiş duygusu yaşayabilir.

‘Çocuğun başarısını gösterir’ algısı kazanmış bir aile ise başarıyı attırmak için üzerine düşen görevi daha net görebilecektir. ‘Sevgi’ ve ‘güven’ ortamı içinde uygun çalışma ortamı sağlanan, yaşamsal ihtiyaçları karşılanan, sonrasında da koşulsuz sevgi ve ilgi ile ailesinin yanında olduğunu hisseden öğrenci, kendi sorumluluklarının da bilincinde olarak hareket etmeyi mutlaka öğrenecektir.

Sevgi; herhangi bir koşula bağlı olmadan verilirse değerlidir.

Dilek Söylemez
Psikolojik Danışman

Önizleme

Hiç yorum yok

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe