Bel çevresinde biriken yağlar daha tehlikeli!

0
Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılı verilerine göre, dünyada 600 milyon obez, 1.9 milyar fazla kilolu insan yaşıyor. Maalesef Türkiye'de de durum hiç iç açıcı görülmüyor. 

2010 yılında yapılmış TURDEP çalışması 2’ye göre, Türk toplumunun 2/3'ü obez ya da fazla kilolu. Dünya’daki ölümlerin nedenlerinin beşinci sırasında fazla kilo ve obezitenin yer aldığına dikkat çeken Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci’nin verdiği bilgiye göre, kilosu olması gerekenin iki kat ve üzerinde olan kişilerde ölüm riski sağlıklı kiloda olanlara göre 12 kat artıyor.

Obezite, kalp-damar hastalıkları, inme, hipertansiyon, meme, prostat ve kolon başta olmak üzere birçok kanser türü, Tip 2 diyabet, osteoartrit, safra kesesi hastalıkları, gastroözafagial reflü, uyku apnesi ve solunum yetmezliği gibi hastalıkların görülme sıklığını artıran ciddi bir risk faktörü. Tek başına yarattığı sorunların yanı sıra, ölümle sonuçlanabilecek birçok hastalık açısından da risk oluşturması, obezitenin önemini daha da artıyor.

Vücuttaki fazla yağın özellikle bel çevresinde birikmesinin hastalık riskini artırmada daha etkili olduğunu söyleyen Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci, bel bölgesinde biriken yağların iç organlara daha yakın olduğu için organların yağla kaplanarak metabolik açıdan riskin artmasına neden olduğunu belirtiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci, bu sebeple bel çevresi ölçümünün kadınlarda 80 cm'in, erkeklerde 94 cm'in altında olması gerektiğine işaret ediyor.

Hareket etmek şart

Aşırı ve yanlış beslenmenin yanında fiziksel aktivite yetersizliği bugün dünya genelindeki obezite salgınının en önemli nedenini oluşturuyor. Egzersiz ve hareketli bir yaşam sürmenin fazla kilonun önlenmesinin yanı sıra, kardiyovasküler hastalıklardan korunma açısından da gerekli olduğunu anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci sözlerine şöyle devam ediyor: “Obeziteyle ilişkisi olduğu belirlenen 300’den fazla farklı gen bulunuyor. Genetik olarak yağlanmaya müsait yapısı olan kişiler, aynı zamanda yanlış besleniyor ve hareketsiz bir yaşam sürüyorsa kilo almaları ve obezite kaçınılmaz oluyor.”

BKI 30’un üzerindeyse dikkat!

Kilo problemiyle yüzleşip harekete geçilmesi gerektiğini gösteren ilk işaret beden olan kitle indeksi (BKI), obezitenin tanımlanmasında kullanılan en basit ölçüm Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci, sözlerine şöyle devam ediyor: “ BKI’ni tespit etmek için kilo ölçümünün, boy ölçümünün karesine bölünmesi gerekiyor. Bulunan sonuç 20-25 arasında ise normal beden ağırlığında, 25-30 arasında ise hafif kilolu, 30 üzerinde ise çeşitli derecelerde obezite sınırlarında olunduğunun göstergesidir.” Ancak, BKI ölçümü ile vücut yağ oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve bunun için profesyonel görüşüne ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci, “Çözüm için öncelikle bir sağlık muayenesinden geçilmesi gerekiyor. Kilo almaya neden olan etkenler araştırılmalı, aile öyküsü, yaşam tarzı incelenmeli ve beslenme ile ilgili konularda da yol haritası belirlenmeli” diyor.

Kalıcı kilo vermek için uzman desteği şart

Obezite tedavisinin temelini diyet ve egzersiz oluşturuyor. Ancak birçok kişi yediklerinden ödün vermeyip, hareket etmedikleri için uzun vadede kilo verme hedeflerine ulaşmakta zorlanıyor. Bu aşamada, hatalı diyet ve kilo verme yöntemleriyle insanların aklının karıştığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Bekmezci, kalıcı ve sağlıklı kilo vermek için mutlaka uzman kontrolünde kişiye özel bir zayıflama programının uygulanması gerektiğini belirtiyor.

✎ Mutfağınızın olmazsa olmazı her ürün Karaca’da!

Yorum Gönder

0Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.
Yorum Gönder (0)

#buttons=(Kapat !) days=(20)

Web sitemiz, deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi
Accept !