Son haberler

Flexitarian diyet gıda kaynaklı sera gazı salınımlarını azaltabilir

Reklam

Flexitarian diyet gıda kaynaklı sera gazı salınımlarını azaltabilir

Gıda üretim sistemlerinin dönüşümünü savunan küresel bir platform olan EAT Foundation, yakın zamanda hazırladığı raporda, 2050 yılında 10 milyarı aşkın insanın sağlıklı gıdaya ulaşmasının ancak G20 ülkelerinin beslenme sistemlerinde hayvansal ürünlerin azaltılması ve sağlıklı ürünlerin diyetlerde daha fazla yer bulmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. 


Sabri Ülker Vakfı’nın incelediği rapora göre, G20 ülkelerindeki gıda kaynaklı toplam sera gazı salınımları flexitarian (hayvansal kaynaklı gıdaların olabildiğince azaltılmış yarı vejeteryan diyet uygulamaları) gibi esnek diyetlere yönelinerek yaklaşık yüzde 40'a kadar düşürebilir.


EAT Foundation tarafından hazırlanan “Daha İyi Bir Gelecek İçin Beslenme Biçimleri Raporu”, iklimden çevreye, insan sağlığından kültüre beslenme biçimlerinin geleceği nasıl şekillendireceği konusunu mercek altına aldı.


Sabri Ülker Vakfı’nın incelediği rapor, özellikle G20 ülkelerinin tarım ve beslenme politikalarında ciddi değişiklikler yapılmazsa gıda sisteminin dünyanın geleceği açısından bir tehdit oluşturacağını ortaya koyarak, riskleri bertaraf etmek için gıda sisteminin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirtiyor.


Rapora göre, 2050 yılında 10 milyarı aşkın insanın sağlıklı gıdaya ulaşması ancak G20 ülkelerinin beslenme sistemlerinde hayvansal ürünlerin olabildiğnce azaltılması ve sağlıklı ürünlerin diyetlerde daha fazla yer bulmasıyla mümkün olabilecek.

Raporda, ağırlıklı olarak sağlıklı bitki bazlı besinlerden oluşan flexitarian (yarı vejeteryan) diyet gibi esnek diyetlere yönelmenin çevresel etkileri azaltırken, insan sağlığını korumaya yardımcı olabileceği vurgulandı. Rapora göre 10 milyar insanın sağlıklı bir flexitarian diyetle beslenmesi, teorik olarak 2050 yılına kadar dünya genelinde sağlıklı diyetlerin evrensel olarak benimsenmesini, çiftlik düzeyinde teknoloji ve yönetimin iyileştirilmesini, gıda kaybının ve atıkların yarıya indirilmesini sağlayabilir. G20 ülkelerindeki gıdayla ilgili toplam sera gazı salınımları şu anda karbon bütçesinin yaklaşık yüzde 75'ini oluştururken, sağlıklı bir flexitarian diyet benimsemek bunu yaklaşık yüzde 40'a düşürebilir.


Flexitarian diyetin özü esneklik


Raporda önemi vurgulanan flexitarian diyet, esnek ve vejetaryen kelimelerinden türetilmiş, diyetisyen Dawn Jackson Blatner tarafından vejeteryan beslenme biçiminin faydalarından yararlanırken, ılımlı düzeyde hayvansal ürünlerin tüketimini de içeren bir diyet şekli. Flexitarian diyetin kesin kuralları veya önerilen sayıda kalori ve makro besin ögesi bulunmuyor. Bu diyet aslında, bir diyetten daha çok bir yaşam tarzını temsil ediyor. Özellikle son zamanlarda popüler hale gelen diyet, kan basıncı ve Tip 2 diyabet riskinde azalma ile ilişkilendiriliyor; kronik inflamatuvar bağırsak hastalığı tedavisinde de rolü bulunuyor. Bu diyetin temelinde yer alan prensipler şöyle özetlenebilir:

  • Çoğunlukla meyve, sebze, baklagiller ve tam tahıllar tüketmek
  • Hayvansal protein yerine bitkisel protein kaynaklarına odaklanmak ve diyette hayvansal kaynaklı besinleri azaltmak
  • Esnek olmak ve zaman zaman et ile hayvansal ürünleri beslenmeye dâhil etmek
  • Mümkün olduğunca doğal yiyecekleri tüketmek

*Bu sitede yazınızı yayınlatmanın en ucuz yöntemi için tıklayın!
loading...
Önizle
Sosyal Sorumluluk

Hiç yorum yok

Diyet | Kadınca | Zayıflama | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Teknoloji
Bumerang - Yazarkafe
Önizleme